Bununla birlikte, dekorasyon denince akla ilk gelen şey çoğu zaman yüksek bütçeler oluyor, oysa durum her zaman böyle değil. Şifonyer ile ilgili doğru planlama yapıldığında sınırlı bir bütçeyle bile şaşırtıcı sonuçlar almak mümkün. Aşağıda maliyeti düşük, etkisi yüksek çözümleri sıraladık.
Sonuç olarak, bir diger sik hata, duvar kenarina siralanmis mobilyalarin oday buyuttugu inancidir; cogu zaman sonuc bos bir orta bosluk ve dagilan bir oturma duzenidir. Şifonyer konusunda acele karar verilen renk secimleri de sonradan en pahaliya mal olan pismanliklardandir.
En yaygin hata, mekani olcmeden alisverise cikmak ve gozle tahmin edilen boyutlara guvenmektir. Ikinci sirada her seyi ayni anda ve tek bir magazadan almak gelir; bu, mekani vitrin gorunumune sokar. Ucuncusu ise tek bir tavan armaturuyle butun odayi aydinlatmaya calismaktir.
En az uc yerden teklif almak piyasa araligini gormenizi saglar. Şifonyer konusunda en dusuk fiyat degil, referansi ve is takvimi net olan usta tercih edilmelidir.
Uzun omurlu, tamir edilebilir ve yerel uretilmis parcalar hem butceye hem cevreye iyi gelir. Şifonyer ile ilgili tercihlerde malzemenin nereden geldigi ve nasil bertaraf edilecegi de hesaba katilmalidir.
Öte yandan, sertifikali ahsap, dusuk salimli boya ve geri donusturulmus tekstil secenekleri artik kolay bulunuyor. Şifonyer secerken bir parcayi iki kez almak yerine bir kez dogru almak en cevreci karardir.
Bu nedenle, ıyi kurulmus bir aydinlatma plani, dogru secilmis parcalari bile bir adim one cikarir. Şifonyer ile ilgili duzenlemede genel, gorev ve vurgu aydinlatmasini ayri katmanlar olarak dusunmek gerekir.
Genellikle, şifonyer konusunda acele verilen kararlar cogu zaman geri donusu pahali sonuclar dogurur. Olcusu alinmadan alinan mobilya, denenmeden secilen duvar rengi ve ihtiyactan fazla aksesuar en cok pisman olunan uc kalemdir. Bir de dolasim alanini daraltmak vardir ki mekani gorsel olarak da kucultur.
Şifonyer ile ugrasirken en yaygin hata, tek bir gorselden ilham alip mekanin kendi kosullarini yok saymaktir. Farkli bir isik acisinda ve farkli olculerde ayni sonuc elde edilmez. Ikinci sik hata ise her kosede birbiriyle yarisan cok sayida odak noktasi olusturmaktir.
Temelde, cihaz secmeden once evin internet altyapisini ve priz konumlarini planlamak gerekir. Şifonyer ile ilgili kurulumda sadelik ilkesi korunmali, her cihaz gercekten ise yaramali.
Isik senaryolari, otomatik perde ve sensorlu priz artik yuksek butceli projelere ozgu degil. Şifonyer konusunda teknolojiyi gorunur kablolar birakmadan gizlemek en onemli tasarim isidir.
Her evin kosullari farklidir, bu yuzden genel yanitlari kendi metrekareniz ve butceniz uzerinden yeniden degerlendirmek gerekir. Şifonyer konusunda emin olmadiginiz noktada kucuk bir deneme uygulamasi yapmak en guvenli yoldur.
Uygulamada, oturma gruplarinda mesafeler de onemlidir; sehpa ile koltuk arasi cok acildiginda sohbet dagilir. Kapi kanatlarinin ve cekmecelerin acilim alanlarini plana isaretlemek sonradan yasanacak carpismalari onler.
Sıklıkla, bir mekanin konforu, icinde nasil yurudugunuzle olculur. Ana gecis akslarinda en az altmis santim serbest genislik birakmak, gunluk kullanimda buyuk fark yaratir.
İlk bakışta, moda olan her detayi ayni mekanda toplamak yerine bir ya da iki guclu vurgu secmek daha akilli bir yol. Şifonyer ile ilgili kararlarda gecici hevesleri kucuk aksesuvarlara, kalici tercihleri buyuk parcalara birakabilirsiniz.
Kural olarak, son donemde ev icinde dogal malzeme, yumusak formlar ve katmanli aydinlatma one cikiyor; bu yaklasim şifonyer konusunda da belirleyici oluyor. Trendleri bire bir kopyalamak yerine kendi evinizin olcusune ve isik durumuna uyarlamak daha kalici sonuc verir.
Uygulamada, duvar delmeden uygulanabilen çıkarılabilir duvar kâğıtları, yapışkanlı kancalar ve zemine serilen büyük halılar kiralık evlerde en pratik çözümlerdir. Perde, aydınlatma ve tekstil değişimi taşınırken sizinle gelebileceği için bütçeyi boşa harcamış olmazsınız. Mevcut mobilyaların üzerine geçirilen kılıflar da eskimiş parçaları hızla yenilemenin ekonomik yoludur.
Bu noktada, kırlent kavramı, mekânın genel karakterini belirleyen ve diğer seçimleri yönlendiren bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Uygulamada önce bu ögeyi merkeze alıp çevresindeki renk, doku ve mobilya kararlarını ona göre şekillendirmek daha tutarlı bir sonuç verir. Tek bir odada birden fazla güçlü ögeyi yarıştırmamak, bütünlüğü korumanın en kolay yoludur.
Sert zemin, çıplak duvar ve az mobilya yankıyı artırdığı için ilk çözüm yumuşak yüzeyleri çoğaltmaktır. Kalın havlı halı, tavandan yere inen ağır perde, kumaş kaplı koltuk ve duvarda tekstil panolar sesi belirgin biçimde yutar. Kitaplık gibi dolu ve girintili çıkıntılı yüzeyler de ses dalgalarını kırdığı için akustiği doğal yoldan iyileştirir.}
Genellikle, yükseklik çoğu evde en az kullanılan kaynaktır; tavana yakın raflar, kapı üstü dolaplar ve dikey kitaplıklar taban alanını meşgul etmeden ciddi hacim kazandırır. Sandıklı puf, çekmeceli karyola ve kapaklı sehpa gibi çift işlevli parçalar dağınıklığı görünmez kılar. Sık kullanılmayan mevsimlik eşyaları kapaklı kutularda etiketleyerek saklamak, dolap içi düzeni kalıcı hale getirir.}
Çoğu zaman, odanın aldığı doğal ışık miktarı renk kararının en belirleyici unsurudur; kuzeye bakan loş mekânlarda sıcak ve kırık tonlar, bol ışık alan odalarda ise soğuk ve doygun renkler daha dengeli durur. Genel kural olarak üç renkli bir palet kurup bunları yüzde altmış, otuz ve on oranında dağıtmak görsel bütünlük sağlar. Boya kararını vermeden önce duvarda deneme yapıp rengi günün farklı saatlerinde gözlemlemek yanılma payını azaltır.
Doğru aydınlatma seçildiğinde en sade mobilya bile bambaşka bir karaktere bürünür; bu yüzden ışığı her zaman son değil ilk mesele olarak ele alın.