Dağınık görünen odaların çoğunda sorun eşya fazlalığı değil, saklama düzeninin eksikliğidir. Avize seçimi ile ilgili gizli depolama alanları kurgulandığında oda kendiliğinden toparlanmış gibi görünüyor. Görünmeyen ama işi bitiren saklama çözümlerine yakından bakıyoruz.
Avize seçimi konusunda gorunumun yaninda guvenlik de en az onun kadar onemlidir. Devrilme riski tasiyan yuksek mobilyalarin duvara sabitlenmesi, kayan halilarin altina tutucu ped konulmasi temel onlemlerdir. Elektrik tesisati ve aydinlatma baglantilarinda mutlaka yetkin kisilerden destek alinmalidir.
Moda olan her detayi ayni mekanda toplamak yerine bir ya da iki guclu vurgu secmek daha akilli bir yol. Avize seçimi ile ilgili kararlarda gecici hevesleri kucuk aksesuvarlara, kalici tercihleri buyuk parcalara birakabilirsiniz.
İlk bakışta, goze hos gelen mekanlarin arkasinda cogunlukla basit oran kurallari vardir: bir odak, ona esli iki tamamlayici ve bos birakilmis nefes alanlari. Her seyi esit buyuklukte dagitmak monotonluk yaratir.
Mum, koku cubugu ve sominenin oldugu alanlarda yanici tekstilleri uzak tutmak temel kuraldir. Avize seçimi kurgusunda kablo gecislerini hali altina gizlemek yerine kanal ve kelepcelerle duzenleyin, boylece hem takilma hem asinma riskini azaltirsiniz.
Kısaca, devrilme riski, ozellikle yuksek ve dar govdeli mobilyalarda ciddi bir tehlikedir; duvara sabitleme aparatlari cogu urunle birlikte gelir ve mutlaka kullanilmalidir. Priz yuku, uzatma kablolarinda toplandiginda isinma ve kivilcim riski dogurur. Elektrikli isiticilarin cevresinde en az bir metrelik bos alan birakin.
Avize seçimi ile ilgili duzeni tumuyle degistirmeden mevsime uyum saglamak mumkundur. Kis aylarinda kalin dokulu tekstiller ve sicak isik tonu one cikarken, yaz aylarinda ince kumaslar ve acik renkler ferahlik verir. Bu degisim genellikle birkac parca ile saglanabilir.
Kural olarak, coklu cerceve dizilimlerinde once yere kagit sablonlarla deneme yapmak duvari delik deşik etmekten kurtarir. Cerceveler arasindaki bosluğu sabit tutmak, farkli boyutlari bile derli toplu gosterir.
Tablolar ve cerceveler asildigi yuksekligi yanlis secildiginde tum duvar dengesiz gorunur. Goz hizasi olarak kabul edilen yerden zemine yaklasik yuz elli santim, cogu mekan icin iyi bir baslangictir.
Masif ahşap, doğal taş, seramik ve tam deri gibi malzemeler ilk yatırımda pahalı görünse de on yılı aşan kullanım ömürleriyle kendini amorti eder. Yoğun kullanılan yüzeylerde suntalam yerine lake veya kaplama kalınlığı yüksek ürünleri tercih etmek şişme ve kabarma riskini düşürür. Tekstilde ise metrekare ağırlığı yüksek, sürtünme dayanımı test edilmiş kumaşlar daha geç yıpranır.
Temelde, dar alanlarda ayaklı ve zeminden yükseltilmiş mobilyalar tercih etmek, gözün altta boşluk görmesini sağladığı için mekânı ferahlatır. Depolama alanlarını duvarın yukarısına taşımak, açık raf yerine kapaklı dolap kullanmak ve tek bir büyük ayna ile ışığı çoğaltmak da işe yarayan yöntemlerdir. Çok sayıda küçük obje yerine az sayıda büyük parça kullanmak dağınık görüntüyü önler.
Tablonun merkezi yerden yaklaşık 145 ila 150 santimetre yükseklikte, yani göz hizasında olmalıdır. Koltuk veya konsol üstüne asılan işlerde mobilyanın genişliğinin üçte ikisi kadar bir alan kaplamak dengeli görünür. Birden fazla çerçeve kullanılacaksa aralarındaki boşluğu 5 ila 8 santimetrede sabit tutmak, düzenin derli toplu durmasını sağlar.}
Çoğu zaman, duvarlarda kırık beyaz, açık bej ve soğuk olmayan gri tonları ışığı yansıtarak mekânı büyütür. Pencere karşısına konumlanan bir ayna doğal ışığı odanın içine dağıtır, ağır perde yerine tül veya stor kullanmak da girişi artırır. Ayrıca tavan aydınlatmasına ek olarak duvar ve zemin seviyesinde birkaç sıcak ışık kaynağı bırakmak gölgeli köşeleri dengeler.}
Odanın aldığı doğal ışık miktarı renk kararının en belirleyici unsurudur; kuzeye bakan loş mekânlarda sıcak ve kırık tonlar, bol ışık alan odalarda ise soğuk ve doygun renkler daha dengeli durur. Genel kural olarak üç renkli bir palet kurup bunları yüzde altmış, otuz ve on oranında dağıtmak görsel bütünlük sağlar. Boya kararını vermeden önce duvarda deneme yapıp rengi günün farklı saatlerinde gözlemlemek yanılma payını azaltır.
Sonuç olarak, önce mekânın toplam metrekaresini ve değiştirmek istediğiniz parçaları listeleyin, ardından bütçenin yaklaşık yüzde altmışını mobilya ve aydınlatma gibi kalıcı ögelere ayırın. Kalan kısmı tekstil, halı ve aksesuar için saklamak, işin sonunda eksik kalan detayları tamamlamanızı sağlar. Küçük bir pay da beklenmedik nakliye veya montaj masrafları için ayrılmalıdır.
İlk bakışta, doğru aydınlatma seçildiğinde en sade mobilya bile bambaşka bir karaktere bürünür; bu yüzden ışığı her zaman son değil ilk mesele olarak ele alın.